Özhan Eren

SARIKAMIŞ’A GİDEN YOL (2005)


SARIKAMIŞ’A GİDEN YOL (2005)

“Türkler mi dediniz? Yani Moğollar… Yani Anadolu’nun fuzuli işgalcileri… Bakınız Elçi Efendi, Avrupa’nın bütün siyasi tarihi boyunca yapacağı en güzel şey, Türkleri Avrupa’dan ve Anadolu’dan atmak olacaktır. Biz doğudan ve siz batıdan yükleneceksiniz ve bu kıskaç tarihin en kudretli, en mukaddes ittifakını meydana getirecektir. Yıllardır Rus politikası temeli budur; sizinki size, bizimki bize…”

                                               Çar II. Nikola (11 Eylül 1911, Fransa Büyükelçisi M. Paleogue’a…)

 

Sarıkamış’a Giden Yol, Sarıkamış’ın Rusların eline geçtiği 93 Harbi (1877-78 Osmanlı Rus Harbi) ve sonrasın memleketimizde yaşanan trajedinin, Türkleri “Moğollar, Anadolu’nun fuzuli işgalcileri” olarak gören Ruslar’dan Rumeli’yi, İstanbul’u, Anadolu’yu ve Sarıkamış’ı kurtarmaya çalışmakla geçen 40 yılın acı dolu hikayesidir.

Sarıkamış’a Giden Yol, o yıllarda hayata yangınlarla başlayan ve babalarından, dedelerinden duydukları çaresizlik hatıralarlarıyla büyüyrn çocukların, çocuk gönüllerini yakan intikam ateşiyle Harbiye’de, Askeri Tıbbiye’de okuyanların, Enverlerin, Niyazilerin, Bahaettin Şakirlerin hikâyesidir. Jön Türkler’in, İttihat ve Terakki’nin, ‘Kâbe-i Hürriyet’ Selanik’in ‘siyaset yağmurlarının ıslattığı’ 3’üncü Ordu’nun, 1908 Devrimi’nin, ‘Kahpe Bizans’ İstanbul’un, Trablusgarp ve Balkan Harbi facialarının, ‘yenmek veya ölmek duygusu cinnet derecesine varmış’ olanların, yüreklerindeki intikam ateşinin 600 yıllık imparatorluğun sonunu getireceğinden habersiz ve gizlice I. Dünya Savaşı’na girişin; bundan dolayıdır ki Çanakkele’ye Giden Yol’un da hikâyesidir.

Ama Sarıkamış’a Giden Yol, en çok ‘Allahuekber Dağları’nda, bir gecede ve tek kurşun atmadan donarak ölen 90.000 askerin harbi’ tanımından çok daha farklı geçmişi olan Sarıkamış Harbi’nin hikâyesidir. Değil düşman kovmak, yürümeye kalksanız adım atılmaz dağların donduran ayazında, yokluk içinde çamura, kara saplanıp haftalarca harbetmeye çalışan Mehmed’in 93 Harbi’ne uzanan hikâyesidir.

Sarıkamış Türküsü’nün ilk mısraları 93 Harbi’nde yazılmıştır.

Özhan Eren